Vietnam Gezi Rehberi

Temel Bilgiler

Nüfus: 92,7 milyon
Yönetim şekli: Sosyalist Cumhuriyet
Dili: Vietnamca (Vietce)
Başkenti: Hanoi
En Kalabalık Şehri: Ho Chi Minh City (Saigon)
Para Birimi: Vietnam Dong (VND)

Gezgin Puanı

Anıtsal Yapılar: 6/10
Doğa Güzelliği: 9/10
Kültürel Zenginlik: 8/10
Ucuzluk/Fiyat-Performans: 7/10
Temizlik/Hijyen: 6/10
Yemekler: 6/10
İngilizce Performansı: 4/10

Coğrafya ve İklim

Vietnam, Kuzeyden güneye bir şerit halinde uzanan ilginç bir coğrafyaya sahip. Doğusu Çin Denizi’ne bakan 3 bin kilometrelik kıyı şeridine sahipken, batıda Kamboçya ve Laos’a komşu. Güneyinde Tayland Körfezi’ne bakarken kuzeyinde ise Çin yer alıyor. Ülke yüz ölçümü olarak çok da büyük değilmiş gibi gözükse de, kuzeydeki başkent Hanoi ile en kalabalık şehri olan Ho Chi Minh City arasında 1700 kilometrelik dudakları uçuklatan bir mesafe var. Ülke kuzeyden güneye yaklaşık 2000 kilometrelik bir şerit halinde uzanınca, haliyle bir uçtan bir uca iklimler de epey değişiyor.

Ülke genel olarak yağmurlu, sıcak-ılıman tropik bir iklime sahip. Bu iklimi sebebi ile tahmin edilebileceği gibi ülkenin büyük bölümü yemyeşil. Dağlık bölgeler oldukça fazla, özellikle Kuzey Vietnam’da. Başta Mekong Nehri olmak üzere ülkeyi sarmalayan büyük nehirler, Vietnam topraklarını dünyanın en zengin ve verimli coğrafyalarından biri haline getiriyor. Bu verimlilik yüksek miktarda hasat veren tarım ürünleri ve zengin bir biyoçeşitliliğe sebep oluyor.

Ülkenin orta ve güneyi hem kuru hem de yağmur mevsiminde sıcak iken, Kuzey Vietnam kış mevsiminde biraz daha serin olabiliyor. Gündüzleri genelde sıcak iken kış akşamlarının serin olabileceği konusunda (18-20 derece civarı) uyarmadan olmaz. Özellikle Sapa gibi dağlık kuzey bölgelerinde hava karardıktan sonra sıcaklık 10-12 derecelere kadar düşebiliyor kışın.

Ne Zaman Gidilir?

Vietnam diğer Güneydoğu Asya ülkeleri gibi temel olarak 2 mevsim yaşıyor: Kuru ve Yağışlı Mevsim. Kuru mevsimi basitçe bizim kışımıza (Aralık-Ocak-Şubat), Yağışlı mevsimi ise bizim yazımıza (Haziran-Temmuz-Ağustos) denk geliyor. Ara aylar ise bu iki mevsim arasındaki geçiş ayları diyebiliriz. Kuru mevsimde hava sıcak ve kuru, Yağışlı mevsimde ise daha sıcak, nemli ve yağışlı oluyor. Yağış dediğimiz, bardaktan boşanırcasına tabi, ortalığı sel götürüyor. Ancak yağmur yağıyor diye hava soğuyor sanmayın, tam tersine yüksek nemden dolayı daha da bunaltıcı bir sıcak oluyor.

Bu bilgiler ışığında ne zaman gitmek istersiniz size kalmış tabi. Ancak daha kolay iklim olan Kuru Mevsim genel olarak herkesin ilk tercihi tabi ki. Tek dikkat edeceğiniz şey, Kuru Mevsim’de, yani kışın, Kuzey Vietnam akşamları hava biraz serin olabiliyor. Özellikle Sapa gibi dağlık bölgelerde

Ancak pirinç tarlalarını yemyeşil haliyle görmek isteyenler, elbette Yağmurlu Mevsim ya da geçiş mevsimlerini tercih etmeli.

Nasıl Gidilir?

Türk Hava Yolları İstanbul’dan Vietnam’ın başkenti Hanoi’ye ve en büyük şehri Ho Chi Minh City’ye aktarmasız olarak uçuyor.

Air Astana ve Aeroflot Havayolları, Almati ve Moskova üzerinden Vietnam’a tek aktarma yaparak ulaşmak için makul alternatifler.

Ucuz olsun, aktarma yapmak benim için sıkıntı değil derseniz, Qatar ve Emirates Havayolları, 2 aktarma ile Hanoi ve Ho Chi Minh City’ye uçuyor. Aktarmalı seçeneklerle Ho Chi Minh City’ye gidiş-dönüş 550$’a, Hanoi’ye gidiş-dönüş 700$’a biletler bulabilirsiniz.

Vize Durumları

Vietnam, Türk vatandaşlarına en tuhaf vize prosedürü uygulayan ülkeler sıralamasında kesinlikle ilk sıralarda. Vietnam vizesi konusu, tek başına bir yazı konusu. Bu sebepten merak edenleri hemen buraya alalım.

“Vietnam Vizesi Nasıl Alınır?” yazımız için tıklayınız.

Nerelere Gidilir?

Vietnam gezginler açısından oldukça seçeneğe sahip ve çok çeşitli bir ülke. Ancak Vietnam’ı gezmeye gelenler en çok nerelere gider sorusunu sorarsak sanırım daha somut bir fikre sahip olabiliriz.

Basitleştirmek adına Vietnam’ı üçe bölelim: Kuzey, Orta ve Güney Vietnam

Kuzey Vietnam: Hanoi, Halong Bay, Sapa

Orta Vietnam: Hoi An, Hue, Da Nang

Güney Vietnam: Ho Chi Minh City, Mekong Deltası, Phu Quoc

 

Kuzey Vietnam (Hanoi, Halong Bay, Sapa)

Eşsiz doğası sebebi ile Vietnam’ı ziyaret edenlerin en çok gezdiği bölge burası. Bu bölge tarihi başkent Hanoi’yi ve önemli doğa harikalarını içeriyor.

Hanoi

Ülkenin başkenti. 7 milyonluk nüfusu ile oldukça yoğun, kalabalık ve dinamik bir şehir. Kşisel fikrimiz, Asya’nın en görülesi şehirleri listesine girecek bir şehir değil,  Öncelikle şehrin büyük bölümü eski, köhne ve kaotik. Fransız koloni dönemi zamanına inşa edilmiş 2 katlı batı tipi binalar ve dar sokaklardan oluşan Old Quarter dışında pek de görülesi anıtsal yapısı yok. (Ho Chi Minh Mozolesi hariç)

Şehrin genelinde sinir bozucu bir motosiklet trafiği var. Öyle ki ilk 2 gün karşıdan karşıya bile geçmekte zorlanıyorsunuz. Yaya olarak gezilmesi pek keyifli bir şehir olduğunu söyleyemeyiz.

Hoan Kiem gölü ve çevresi şehrin en canlı ve en ikonik bölgeleri. Gölün çevresinde yürüyüş yapmak hem turistlerin hem de Hanoililerin en popüler aktivitesi. Hafta sonları bu bölge araç trafiğine kapanıyor ve oldukça sevimli bir panayır alanına dönüyor.

Şehirde Fransız koloni zamanının etkisi, 1911’de inşa edilmiş Hanoi Opera Binası gibi tarihi binalar ve son yıllarda batılı turistler tarafından ilgi görmeye başlamış sanat galerileri ile kolaylıkla fark edilebiliyor.

Sizi Hanoi’ye getirecek bir diğer sebep, Kuzey Vietnam’da yapacağınız bütün turları Hanoi’den kolaylıkla satın alabilmeniz. Her taraf turizm acentesi ile dolu. Hanoi’yi merkez alıp, Halong Bay ve Sapa’ya turlar satın alabilirsiniz. Biz genelde turları konakladığımız otelden almayı tercih ettik. Otobüs biletlerinizi bile kaldığınız otelden alabilirsiniz kolaylıkla.

Halong Bay

Vietnam’a gelen turistlerin en popüler ziyaret noktalarının başında gelen yer, şüphesiz ki Halong Bay. Hanoi’ye arabayla 4 saat mesafedeki Halong Bay, yani Halong Körfezi, Vietnam’ın Çin Denizi’ne bakan kıyılarında oluşmuş 2000 civarı adadan oluşan eşsiz bir doğa harikası. Milyonlarca yıl önceki tektonik hareketlerle oluşmuş olan sıradışı adalar grubu kireç taşlarından oluşuyor. Kimisi ufacık, kimisi devasa. Çoğu adada yerleşim yok. Farklı mevsimlerde ve günün farklı saatlerinde Halong Bay öyle büyüleyici renklere bürünüyor ki, her seyahat dergisinde bu körfezin nefes kesici bir başka fotoğrafını görmeniz tesadüf değil.

Epey araştırdıktan sonra Halong Bay’i gezmenin en kolay ve verimli yolunun Hanoi’den bir tekne turu almak olduğunu anladık. Halong şehrine ya da yat limanlarına giden çeşitli otobüsler var. Günübirlik turlar yapıp Halong şehrinde konaklama imkanı da mevcut. Ancak asıl görülecek yer olan körfezin açık denizde olması sebebi ile en mantıklı seçenek hesaplı bir tekne turu alıp 1-2 günü denizde geçirmek.

En iyi fiyatı veren acenteyi bulmak için 2 gün etrafı dolaştıktan sonra Halong turumuzu otelimizden almaya karar veriyoruz. Vietnam’da turlar o kadar organize ki, sizi her zaman otelinizden alıyor, gideceğiniz aktiviteye götürüyor ve otelinize geri bırakıyorlar. Bunlara genelde şehirler arası otobüs yolculukları da dahil.

3 yıldızlı cruise gemisinde 1 gece 2 günlük Halong Bay turumuz Vietnam’daki en keyifli zamanlarımızdı belki de. Otelden tur otobüsü ile 4-4,30 saatte Halong’a vardık ve yat limanından bindiğimiz teknemizle 24 saat körfezi gezip ertesi gün öğle saatlerinde yat limanına geri döndük. O geceyi Halong Körfezi’nin ortasında cruise gemisinde uyuyarak tamamladık. Adaların arasından kaybolan turuncu güneşin batışını izlerken şarabımızı yudumlamak tarif etmesi zor bir mutluluktu bizim için.

Halong Bay’de gün batımı

Halong Bay turları binlerce adanın belirli bölgelerini görebilmenizi sağlıyor. Bu takım adaların bazılarında doğa harikası mağaralar var. Bu mağaraların bazılarına 5 katlı binalar, TOKİ konutları sığar, o kadar büyük yapılar. Binlerce adası ve doğa harikası mağaraları sebebi ile Halong Bay UNESCO Dünya Mirası listesinin eklenmiş yıllar önce.

Turunuz esnasında balıkçı adalarına ve inci çiftliklerine uğramak bölgede yaşayan Vietnamlılar’ın temel geçim kaynakları hakkında da bilgi sahibi olmanızı sağlıyor.

Tekne turunun ardından ertesi gün yine tur otobüsümüzle 4 saatlik bir yolculuğun ardından Hanoi’ye geri dönüyoruz.

Sapa

Sapa, Vietnam’ın kuzeybatı ucunda, Çin sınırında yer alan sevimli bir dağ şehri. Yemyeşil dağlarla çevrelenmiş Sapa, çevresindeki dağ köylerinin ticari ve kültürel buluşma merkezi. Bu şehri özel yapan ve her sene binlerce turisti ağırlamasına sebep olan 2 şey var:

Birincisi, dağ köylerinde yaşayan 10 civarı etnik azınlık. Bu köylerde yaşayan topluluklar, Vietnam kökenli değiller. Vietnamca konuşmuyor, Vietnam dinlerine inanmıyorlar. Çoğunlukla Güney Çin’den Vietnam’a göç etmiş olan bu grupların en kalabalıkları H’Monglar ve Kızıl Daolar. Öyle ki, bu azınlıklar birbirlerinin dillerini bile konuşamıyorlar. Renkli yün dağ kıyafetleri ve örgü saçları ile H’Monglar bu toplulukların en sevimlisi ve en dikkat çekeni. Kızıl Daolar ise kaşsız yüzleri ve yanları alınmış saçları üzerine taktıkları kırmızı şapkaları ile buradaki diğer azınlıklardan kolayca ayrışıyorlar. Sapa gezisine gelen her turist azınlıkların yaşadığı bu dağ köylerini mutlaka ziyaret ediyorlar.

İkincisi, Sapa’nın büyüleyici doğası. Sapa ve çevresini çeviren dumanlı sarp dağlar, yemyeşil bir doğa, dağların zirvesinden vadiye inen basamak basamak pirinç tarlaları. Yakın zamana kadar geçimini başta pirinç olmak üzere bu sulak arazide tarım yapmakla kazanan dağ köylüleri son yıllarda turizm patlaması ile bütün enerjilerini turizme harcamaya başlamış.

Turizmden çok daha fazla gelir elde edebildiklerini fark eden Sapa köylüleri, artık tarım hasatlarının yanı sıra yaptıkları el işi eşyaları (hasır çantalar, elbiseler, eşarp, bileklik vb. envai çeşit aksesuar…) turistlere satmak için Sapa’nın pazarına taşımaya başlamış. Hatta bununla da yetinmeyip turistleri merak ettiği dağ köylerini gezdirmeye, hatta köy evlerinde ağırlamaya başlamışlar. Etnik azınlıkların yaşadığı bu dağ köylerine yemyeşil tepeleri, pirinç tarlaları, nehir ve şelaleleri barındıran öyle büyüleyici patikalarla ulaşıyorsunuz ki, çoğu zaman kendinizi bir kartpostalın içinde gibi hissediyorsunuz.

Sapa’ya geldiyseniz yapmanız gereken yegane şey bir trekking turu satın almak. Yukarıda bahsettiğim dağ köylerini ziyaret eden bu turlar, otel ve turizm acentelerinde satılıyor ve işin en güzel tarafı turlara bu dağ köylerinden insanlar rehberlik ediyor. Yani tur rehberiniz, gittiğiniz köylülerin yerlileri.

Kaldığımız otelden ayarladığımız trekking turu Lao Chai ve çevresindeki köyleri kapsıyordu ve rehberimiz Lao Chai yerlisi bir H’Mong kadınıydı. Adı Bee. Ona eşlik eden diğer köylüler ise çocuktan yaşlıya kadınlardan oluşuyordu. Onların da isimleri yine tek heceli, diğer Vietnam isimleri gibi.

Bee ile otelimizin yakınlarında bir sokakta buluşup, grubun diğer üyelerini bulmaya gidiyoruz. Bee ve ona eşlik eden diğer H’Mong kadınlarının kıyafetleri o kadar renkli ve sevimli ki, adım başı onlarla fotoğraf çekilmekten kendimizi alıkoyamıyoruz. Köken olarak Güney Çin’e ait olan H’Monglar, örülü saçları, çökük göz kapakları, buğday tenleri ve kıyafetleri ile bizim Yörükleri andırıyorlar sanki.

Bee bizi kilometrelerce yürüterek, o tatlı diliyle Sapa’nın doğasını ve burada yaşayan kültürleri anlatıyor. Tam gün süren bu keyifli gezinin ardından akşam güneş batışında Sapa Gölü’nün etrafında ufak bir tur atıyor ve dinlenmek üzere otele dönüyoruz. (Detaylar için Sapa Gezi Rehberi çok yakında.)

Sapa gezimiz sonrası, Güney Vietnam’a uçmak için tekrar Hanoi’ye dönüyoruz. 7 saatlik bir otobüs yolculuğu ardından akşam saatlerinde varıyoruz Hanoi’ye. Geceyi Hanoi’de geçirdikten sonra ertesi gün ülkenin en kalabalık şehri olan Ho Chi Minh City’ye uçmak için Noi Bai Havaalanına doğru yol alıyoruz.

Güney Vietnam (Ho Chi Minh City, Can Tho, Mekong Deltası)

Ho Chi Minh City (Saigon)

Vietnam Savaşı öncesi Saigon olarak bilinen bu güzide şehir, komünistlerin zaferi sonucu teslim olurken isminden de vazgeçmek durumunda kalmış. Kapitalist Vietnam’ın başkenti olarak bilinen Saigon, 1975’te gerçekleşen zafer sonrası ülkenin kurucu liderinin adını alarak Ho Chi Minh City olarak adlandırılmış.

Kurucu lider Ho Chi Minh heykeli

Kulağa ilk başta sıkıcı bir komünist başkenti gibi gelen bu şehrin, gerçekte Asya’nın en hareketli, dinamik ve gelişmekte olan modern şehirlerinden biri olduğuna gidip görene kadar biz de inanmazdık sanırım. Oldukça canlı ve genç nüfusa sahip olan şehir komünizmin ve Vietnam Savaşı’nın anılarını çoktan unutmuş gözüküyor.

Genç kuşak diğer Asya metropolleri olan Bangkok, Seoul, Shanghai ya Taipei’deki gençlere benzer, trendler üzerine kurulu, hızlı hayatlar yaşıyorlar. Gece hayatını seviyorlar. Teknoloji ve sosyal medyayi çok yoğun kullanıyorlar.,

Ho Chi Minh City ismini muhtemelen uzun ve sıkıcı buldukları için “HCMC” diyorlar bu şehre. Ya da “HCM City”

Başkent Hanoi’nin eski ve köhneliğinden sonra havaalanından şehir merkezine olan otobüs yolculuğumuz bizi epey şaşırtıyor itiraf etmek gerekirse. Hanoi’nin düzensiz, solgun, kirli sokaklarından sonra düzenli caddeleri, pırıl pırıl yolları, devasa gökdelenleri ve LED reklam panoları ile bizi nefes kesici bir milenyum metropolü karşılıyor HCMC’de.

1. Bölge’deki otelimize yerleşiyor ve bir şeyler yemek için kendimizi tekrar sokağa atıyoruz. HCMC, Paris’tekine benzer şekilde numaralandırılmış bölgelerden oluşuyor. (Vietnam’ın eski bir Fransız kolonisi olduğunu hatırlatalım). HCMC metropol bölgesi 24 alt bölgeye ayrılmış.

Eğer bizim gibi şehirde sadece birkaç gününüz var ise, bu sürede şehrin ancak 1. bölgesini gezmeye vaktiniz yetecektir. Ama üzülmeyin. Yürüme mesafesinde katedilebilen 1. Bölge, şehrin tarihi yapılarından, müzelerine, açık/kapalı pazarlarından, gece hayatına, ihtiyacınız olan bütün etkinlikleri bünyesine barındırıyor.

Ho Chi Minh City’yi nereye benzetebiliriz derseniz, Vietnam’ın İstanbul’u demek pek de yanlış olmayacaktır. İstanbul gibi, kalabalık, modern, canlı ve 7/24 uyumayan bir şehir burası.

HCMC kalabalık bir şehir olabilir. Ancak HCMC’yi sadece bir şehirden ibaret sanmayın. Kıyılarına kurulduğu dev Mekong Nehri size gezilip görülecek sayısız doğa harikası ve tarihi anıtı sunmaktan geri kalmıyor. O zaman gelelim HCMC çevresinde yapılabilecek diğer atraksiyonlara. Viet Kongların inşa ettiği yer altı tünellerini ve Mekong Nehri’nin gizemlerini merak edenleri Ho Chi Minh City Etrafında Yapılacaklar Rehberi‘ne alalım.

Orta Vietnam (Hoi An, Hue, Da Nang)

Hoi An

Vaktimiz yetmediği için ziyaret edemediğimiz Hoi An, Lonely Planet tarafından, “Vietnam’ın en atmosferik ve büyüleyici şehri…” olarak tanımlanmış. UNESCO Dünya Tarih Mirası Listesi’nde yer alan Hoi An, Vietnam’a gelen sırt çantalı gezginlerin favori şehirleri arasında ilk sırada yer alıyor.

Vaktimiz yetmediği için göremediğimiz bu şehri, sizler Vietnam gezinizde mutlaka gezip görmeye gayret edin.

Hue

Hoi An’a 127 km mesafedeki Hue, Vietnam İmparatorluğu’nun eski başkenti. Tarihe meraklıysanız, Hue şehri sizin için biçilmiş kaftan.

Bizim Rotamız

Hanoi (Başkent) (5 gün)
Halong Bay (2 gün)
Sapa (2 gün)
Lao Chai
Ho Chi Minh City (4 gün)
Can Tho (1 gün)

Vietnam’dan sadece 14 gün vize alabildiğimiz için, ülkeyi ancak bu süre kadar gezebildik. Ancak Vietnam’ın hakkını vermek için en az 3, hatta 4 haftaya ihtiyacınız var.  Biz 2 haftada sadece haritadaki bölgeleri ziyaret edebildik. Tabi, Hanoi’den Ho Chi Minh City’ye olan mesafeyi haritada görüldüğü gibi karadan değil, uçakla kat ettik. 

Bizim için en üzücü durum, Vietnam’a gelen sırt çantalı gezginler favorisi olan tarihi Hoi An şehrini görememiş olmamız. Hoi An’a ek olarak, komşu şehirler tarihi Hue ve  Da Nang yine gözümüzü arkada bırakan yerler oldu.

Vietnam’da Ulaşım

Şehirler arası 

Uçak 

Vietnam ucuz ve orta pahalılıkta diyebileceğimiz uçuş seçenekleri ile ülkenin birçok yerine kolay ve ucuzca uçabilme imkanı veriyor. Vietnam Airlines, Jetstar Pacific, Vietjet Air gibi yerel firmalarla ülkenin birçok şehrine uygun fiyatlarla uçabilirsiniz. Biz Jetstar Pacific ve Vietjet Air ile uçtuk ve memnun kaldık. Yurt içi uçuşlar 25$-60$ arasında seyrediyor.

Tren

Gezginlerin en çok tercih ettiği seçeneklerden biri tren. Gittiğimiz rotalarda tren yolculuğu çok iyi bir alternatif olmadığı için tecrübe etme şansımız olmadı. Ancak yabancı gezgin bloglarında olumlu olumsuz birçok yorum bulunuyor. Özellikle gece trenleri oldukça ilgi görüyor. Bir sonraki ziyaretimizde yataklı gece trenlerini de tecrübe etmeyi arzuluyoruz.

Otobüs

Vietnam’da Hanoi-HCMC uçuşumuz haricinde otobüs ile seyahat ettik. Genel standartları, Kamboçya, Hindistan, Nepal gibi Asya ülkelerinin üzerinde. Ancak bir Malezya seviyesinde de değil. İlginç bir şekilde Vietnam’da otobüslerin çoğu yataklı şeklinde. Gündüz otobüsü ile gitseniz dahi 5-6 saatlik mesafelere yataklı otobüsle gidiyorsunuz. “Yahu, biz uyumayacağız. Normal otobüs yok mu, bildiğin koltuklu?” diye soruyorsunuz. Yok, bu var sadece diyorlar.

Bizim tecrübe ettiğimiz yataklı otobüsler, 160 derece açı ile geriye yatırılmış koltuklardan oluşan, 2 katlı 3 koltuk sırasından oluşan bir düzendeydi. Koltukları tamamen  yatay hale getiremiyorsunuz, ama dik de yapamıyorsunuz. İlginç bir format. Otobüsler genel anlamda rahattı. Ancak koltuklu bir otobüs seçeneği olmamasını komik bulduk.

Artılar ve eksiler:

Artılar: Vietnam’da otobüs bileti aldığınızda, şehir merkezindeyseniz, otobüs firması oteliniz ya da pansiyonunuz neredeyse oraya gelip sizi kapıdan alıyor. Bazen bir minibüsle, bazen otobüsün kendisi ile. Böylelikle otobüs yolculuğunun en problemli kısmı olan otobüs istasyonuna ulaşma derdiniz ortadan kalkıyor. Hizmette sınır yok!

Eksiler: Otobüs personeli İngilizce bilmiyor. Bilenler de genelde size kaba saba cevaplar veriyor, sizinle ilgilenmiyor. Hanoi’de bizi çevre yolunun kenarında bırakıp, o anda nerede olduğumuz sorusunu bile yanıtlamayan muavinler bizi o gün çileden çıkarmıştı.

Ek olarak, bir de şunu hatırlatalım. Vietnam nüfus yoğunluğu çok yüksek olan bir ülke ve şehirler arası yolları da oldukça kalabalık. Öyle ki, şehirden çıkıp çıkmadığınızı bile anlayamıyorsunuz bazen. O sebepten iki mesafe arasındaki yolculuk hızınızı saatte 40-50 km olarak hesaplayabilirsiniz.

Şehir içi

Vietnam’ı tanımlamak için akla gelecek, birçok kelime, birçok benzetme var. Ancak tek kelime ile tanımlamamızı isterseniz, hiç düşünmeden vereceğimiz cevap, “Motosiklet Ülkesi” olacaktır. Vietnam “dünyada kişi başına en çok motosiklet düşen ülke” unvanına sahip ve bu şöhreti hakkettiğini ülkeye daha adımınızı atar atmaz anlıyorsunuz.

Vietnam’da toplamda 40 milyon motosiklet ve scooter bulunuyor. Bunların 7,4 milyonu sadece Ho Chi Minh City’de İstatistiklere göre ülkede gerçekleşen yolculukların %80’i motosikletle yapılıyor. Bu da Vietnam’ı açık ara dünyanın en çok motosiklet kullanılan ülkesi yapıyor. Bu sebepten ülkedeki ulaşıma ait bütün gerçekler motosikletler etrafında gerçekleşiyor. Vietnam’a bu ön bilgi ile gelirseniz, ülkeyi anlamanız daha kolaylaşacaktır.

Yürüyerek

Vietnam’a seyahat ediyorsanız ilk durağınız büyük ihtimalle başkent Hanoi ya da Ho Chi Minh City olacaktır. Bu şehirlere ilk vardığınızda sakın paniğe kapılmayın ve karşıdan karşıya geçemediğiniz için kendinizden utanmayın. Zira bu şehirlere ilk kez gelen bütün turistler aynı kaderi yaşıyor. Sokaklar, caddeler o kadar fazla motosikletle doludur ki, aralarından sıyrılıp karşıya geçemezsiniz.

Yürüyerek karşıdan karşıya geçmeyi biz ancak 3. günde tam olarak başarabildik. İlk günler her taraftan arı sürüsü gibi gelen motosikletler bizi ciddi ciddi korkutmuştu. Özellikle Hanoi’nin trafik ışığı yoksunu dar sokaklarında 1 kilometre mesafeyi yarım saatte kat ettiğimiz ilk günü unutamıyoruz.

Sıkıysa geçin bakalım karşıya!

Ho Chi Minh City nispeten daha düzenli bir şehir olduğundan, daha fazla motosiklete ev sahipliği etmesine rağmen, düzenlenmiş ana yolları, görece geniş kaldırımları ve trafik lambaları ile biraz daha yürümeye uygun denebilir.

Karşıdan karşıya nasıl geçebileceğinizi öğrenmek istiyorsanız, bunu yapan Vietnamlıları izleyin. Hatta onların peşine takılın. Taklit ettikçe öğreneceksiniz. Yeter ki kendinizden emin olup, geriye adım atmayın. 🙂

Hanoi’de Old Quarter, HCMC’de District 1 (1. Bölge) bütün turistik atraksiyonları bir arada bulacağınız bölgeler. Bu bölgelerde konaklıyorsanız, yürüyerek istediğiniz her yere gidebilirsiniz. Ancak kaldırımda yürürken motosiklet teröründen kurtulabileceğinizi sanmayın.  Yolun sıkışık olduğu zamanlar, motorlular kaldırımdan giderek size çarpabilir. Sıra halinde park etmiş binlerce motosikletlerden geriye yürünecek bir kaldırım bulabilirseniz tabi. 🙂

Motosiklet

Bölümün girişinde motosikletin Vietnam’ın en önemli ulaşım aracı olduğunu anlatmıştık. Vietnam şehirleri genelde yayalara uygun bir şekilde inşa edilmemiş, çünkü neredeyse kimse yürümüyor. Herkesin ya kendine ait bir motosikleti var ya da bir yakının motosikletinin arkasında seyahat ediyor. O da olmadı, her yerde bulunabilecek motosiklet taksilere biniyor.

Ufak tecrübelerimiz olsa da, Nevin de, ben de iyi birer motosiklet kullanıcısı değiliz. Bu yüzden oradayken motosiklet kiralamayı hiç düşünmedik bile. Ancak motosiklet tecrübeniz var ise dahi, Hanoi ve Ho Chi Minh City şehirlerinin karınca sürüsü gibi akan motor trafiğinde, şoförlük yapmak gerçekten bir cesaret işi. Fakat tecrübenize ve cesaretinize güveniyorsanız, Vietnam’da en verimli yolculuk aracı şüphesiz motosikletler. Şehir içi ve şehir dışında motosikletle istediğiniz her yere kolaylıkla ve hızlıca seyahat edebilirsiniz.

Bu konuda tecrübesi olanlar lütfen alttaki yorum bölümünde olumlu ya da olumsuz tecrübelerini bizlerle paylaşsınlar.

Taksi

Birçok Asya ülkesinde olduğu gibi Vietnam’da da taksiler turistlere taksimetre açmamak ve kazıklamaya çalışmak konusunda oldukça ısrarcı. Yüzde yüz dürüstlük garantisi olmasa da şehirlerdeki nispeten saygıdeğer taksi şirketlerini kullanmak size daha sorunsuz bir yolculuk imkanı sunacaktır. Siz yine de taksimetrenin açıldığını kontrol edin. Aksi durumda ısrarcı olursanız, itiraz etmeyeceklerdir. Güvenilir olarak önerilen firmalar aşağıdaki gibi:

Ho Chi Minh City için: Mai Linh ve Vinasun (2 firmayı da kullandık ve hiç sorun yaşamadık.)

Hanoi için: Hanoi Group ve Mai Linh

Mototaksi

Yereller mototaksileri sıkça kullanıyorlar. Tek kişiyseniz ve ağır bir sırt çantanız yoksa, gerçek Vietnam tecrübesini yaşamak için şehir içinde motosiklet taksileri kullanabilirsiniz. Pazarlık yapmayı unutmayın tabi!

Para ve Harcamalar

Vietnam’ın resmi para birimi Vietnam Dongu(VND). Kur değerini belirtmek gerekirse:

1 TL = 6.000 VND
1 USD: 22.700 VND

Vietnam’da yerel ya da yabancı bankalara ait bankamatiklerden kolaylıkla para çekebilirsiniz. Yabancı bir kartla para çektiğinizden dolayı bankasına göre değişen 8-10 TL civarı bir işlem ücreti oluyor.

Vietnam’da para ezerken biz!  Şaka şaka, 1000 liranın, 6 milyon Vietnam Dongu’na denk geldiğini anladığımız an desek daha doğru olacak…

Vietnam ucuz mu? Bu soruya herkes farklı bir yanıt verebilir. Kimi ucuz buluyor, kimi pahalı. Bizim fikrimiz herhangi bir Güneydoğu Asya ülkesi ne kadar ucuz ise Vietnam’da o kadar ucuz. Bu ülkede özellikle pahalı ya da özellikle ucuz dediğimiz bir şey olmadı açıkçası.

Turistik restoranlarda yemek yerseniz porsiyon başına 3-4$’dan aşağı tutmayacaktır. Yeterince araştırsanız 1$’a çok lezzetli bir Vietnam yemeği de bulabilirsiniz.

Vietnam’da birçok yere tur satın alarak gidebiliyorsunuz. (Halong Bay, Mekong Delta, Chu Chi Tünelleri vb…) Tur fiyatları genellikle makul. Ancak dikkatli olmanız gereken şey, tur fiyatlarının tur acentesinden tur acentesine ciddi anlamda değiştiği. İyi bir araştırma ve karşılaştırma yapmadan kesinlikle bir tur satın almayın.

Tur fiyatları diğer Güneydoğu Asya ülkelerinde de satın aldığınız yere göre değişiklik gösterebiliyor. Ancak aynı tura katılan herkesin birbirinden farklı fiyat ödediğine sadece Vietnam’da şahit olduk. Öyle ki, Halong Bay turunda birlikte seyahat ettiğimiz bir Alman aynı tura bizim ödediğimiz tutarın 2 katını ödemişti! Bazı turların 3 kat daha pahalı ücretle satıldığını dahi duyduk.

O sebepten size tavsiyemiz İngilizce’niz varsa tur satın almadan önce internette diğer gezgin bloglarından detaylı bir araştırma yapmanız ya da en az 3-4 tur acentesini gezerek en uygun fiyatlı seçeneği bulmanız. Turların kalitesi ve kapsamı da fiyatta değişiklik yaratabiliyor tabi. O yüzden en ucuz turu alacağım derken, kabus gibi bir tura da katılabilirsiniz. Sizin için hedef olan fiyat-performans ne ise onu bulun ve sonrasında arkanıza yaslanıp keyfinize bakın.

Son olarak genel fikriniz olması açısında, Vietnam’da genel harcama kalemlerine ait ortalama fiyatlar şöyle:

2 Kişilik Otel Odası: 20$-50$
2 Kişilik Pansiyon Odası: 7$-15$
1 Kişilik Yatak (Hostel, Genel Oda): 3$-7$
1 porsiyon yerel yemek (etli/sebzeli noodle/pilav):1$-3$
Kahve: 1$-3$
Bira: 0,5$ -2$
Kokteyl: 3$-5$

Yeme-İçme

En başta şunu belirtelim, Vietnam mutfağı bizim damak tadımıza oldukça uzak bir mutfak. Eğer Asya mutfağı ile aranız yok ise, muhtemelen Vietnam yemekleri de size pek hitap etmeyecektir. Ancak Asya mutfağından hoşlanıyor ya da yeni tatlara açıksanız, Vietnam mutfağını kısa sürede sevmeye başlayacaksınız. Tek ihtiyacınız, birkaç farklı yemeği denemek için sabır göstermeniz.

Hemen hemen her Asya ülkesi için söylediğimiz şeyi bu ülke için de tekrarlayalım. Vietnam mutfağı ağırlıklı olarak pilav ve noodle (erişte) ve bunları temel alan yemeklerden oluşuyor. Noodle çorbaları en çok tüketilen yemeklerden. Sebze, noodle, et suyu ve et türevlerinden oluşan bu zengin çorba, başta size tuhaf gelecek. Ancak alıştıkça müptelası olabileceğiniz cinsten.

Vietnam’da en beğendiğimiz yemek konsepti ise Vietnam Hot Pot (kaynar suda haşlanmış) ve Vietnam Barbecue (ızgara) olarak sunulan kendin pişir kendin ye sofraları. Basitçe tarif etmek gerekirse, önünüze gaz ocağı ile ısınan daire şeklinde bir ızgara ya da kaynar su dolu bir kap koyuyorlar. Yanında tercihinize göre, kırmızı et, tavuk, deniz mahsulü ya da karışık bir et tabağını çiğ olarak olarak servis ediyorlar. Bunlara ek olarak mutlaka mantar ve yerel sebzeler oluyor.

Vietnam Hot Pot

Izgara kısmı bildiğin kendin pişir kendin ye. Kaynar suda pişirme mantığı ise İsviçre’deki fondü konseptinin aynısı. Biz genelde ızgarayı tercih ettik. 2 kişiyi rahatça doyuran bu yemeğe 7-8$ gibi para ödüyorsunuz. Kişi başı 4$ gibi bir para ödüyorsunuz yani. Asya yemeklerini sevmeyenlerin bile rahatlıkla sevebileceği bir yemek tarzı. Bu konsepti Vietnam’da birçok restoranda bulabilirsiniz. (Bu pişirme şeklinin genelde Korean Barbecue olarak anıldığını da hatırlatalım. Ancak bunu Vietnamlılar’a söylemeyin çok kızıyorlar. 😀 ) Özellikle Hanoi Old Quarter’daki Ta Hien caddesindekileri çok beğendik. Şiddetle tavsiye ederiz.

3 bin km’lik kıyı şeridi ile geçiminin önemli bir kısmını balıkçılıkla sağlayan Vietnam, elbette mutfağında çok sayıda deniz mahsulü sunuyor. Bulunduğumuz süre boyunca bol bol midye ve karides tükettik ve hepsi oldukça lezzetliydi.

Son olarak ekmek severleri mutlu edecek bir bilgi verelim. Uzakdoğu ülkelerinde ekmek hiç bilinmiyor. Ekmek yerine pilav tüketiyorlar. Ancak Vietnam bu konuda belki de tek istisna. 150 yıl boyunca Fransız kolonisi olan ülke, bu etki altında Fransız baget ekmeğini benimsemiş ve günümüzde hale restoranlarda baget ekmeği servis ediliyor. Hatta bu ekmeklerle sandviçler satan sokak satıcıları bile var.

Bu bölümü en meşhur Vietnam yemeklerinin bazılarının resimlerini paylaşarak sonlandıralım öyleyse.

Pho Bo (Dana Etli Noodle Çorbası)

Pho Ga (Tavuk Etli Noodle Çorbası)

Deniz Mahsulleri

Sağlık

Vietnam’da tehlike arz edecek bir bulaşıcı hastalık mevcut değil. Tropik iklime ve balta girmemiş tropik ormanlara sahip bir ülkede elbette kırsal alanlarda sağlığı tehdit eden durumlar olabilir. Ancak bir turist olarak bu bölgelere yolunuzun düşme ihtimali pek yok. O yüzden ülkeyi endişe etmeden, gönül rahatlığı ile gezebilirsiniz. Ülkenin en yoğun yağmur ormanlarından bir kısmına sahip Mekong Deltası’nda geçirdiğimiz 2 günde hiçbir endişe verici durumla karşılaşmadık.

Vietnam elbette hijyen konusunda henüz batı ülkeleri seviyesinde değil. Sokakların temizliği, Türkiye’nin hatta komşusu Tayland’ın dahi gerisinde.

Ancak bu ülkenin modern tarihin en ağır savaşlarından birinde yerle bir olup, küllerinden doğduğunu ve fakir bir komünist bürokrasisi ile yönetildiğini unutmayalım. Ekonomik güçleri ve organizasyon kabiliyetleri henüz yeterince kuvvetli değil. Ancak Hanoi’nin elit semtleri ve Ho Chi Minh City’nin 1.Bölgesi (District 1) imkanlar dahilinde Vietnamlılar’ın şehir planlaması ve düzen konusunda ne kadar başarılı olabileceklerinin ispatı.

Vietnam’da olabildiğince yerel yemekleri yemeyi tercih ettik. Yediklerimizden genellikle keyif aldık ve herhangi bir sağlık problemi yaşamadık. Ancak özellikle büyük şehirlerde dilimlenmiş meyve ve sebzeleri açıkta satan çok sayıda sokak satıcısı mevcut. Bu durum bize pek hijyenik gelmediği için bunlardan alışveriş yapmadık. Ancak lokanta tarzı yerlerde rahatlıkla yiyip içebilirsiniz.

Güvenlik

Vietnam, Amerikan filmlerinde bize anlatıldığının aksine oldukça güvenli ve barışçıl bir ülke. Burada kaldığımız süre boyunca başımıza hiç tatsız bir olay gelmedi.

Hatta geldiğimiz ilk gün Hanoi havaalanından şehre servis yapan otobüste farkına varmadan düşürdüğümüz cüzdanımızı, 24 saat sonra aynı otobüste, koltuğun altında el değmemiş şekilde bulmak gibi akıl almaz bir tecrübe bile yaşadık!

Vietnam potansiyeline rağmen halen fakir diyebileceğimiz bir ülke. Bu sebepten her turist gibi yine tedbiri elden bırakmayıp, değerli eşyalarınıza sahip çıkmanızda fayda var. Bizlerin 1 günde harcadığı para ile 1 ay geçinen milyonlarca Vietnamlı olduğu gerçeğini unutmayalım.

Vietnamlılar, diğer Budist komşularının aksine aynı biz Akdenizliler gibi (ya da Ortadoğulular mı desek, bilemedim) kavga eder gibi yüksek sesle konuşan, çabuk parlayan insanlar. O yüzden Vietnamlılar kendi aralarında bağıra çağıra konuşurken, endişe etmeyin. Sadece havanın nasıl olduğunu konuşuyor olabilirler. 🙂

Telefon/İnternet

Vietnam’da gerek pansiyonlarda gerek otellerde ücretsiz wifi erişimi mevcut. İnternet hızı genel anlamda fena değil, bazı otellerde internet hızı o kadar iyiydi ki film bile izleyebildik. Yerel lokantalarda genelde wifi bulunmuyor. Ancak cafe tarzı yerlerde ve batı tarzı restoranlarda wifi bulunuyor.

Size bir de komik bir ipucu verelim. Başta pansiyonlar olmak üzere Vietnam’daki wifi şifrelerinin %90’ı “123456789” Öyle ki, bazen şifre almayı unuttuğumuz pansiyonlarda rastgele bu şifreyi denedik ve genelde başarılı olduk. 😀

Vietnam’da sadece 2 hafta kaldığımız için sim kart almadık. Ancak siz almayı düşünürseniz ülkenin 4 GSM operatörünün ismini aşağıda sıraladık. Hem pazar payı, hem de kapsam alanında 1 numara Viettel. Diğer operatörler de büyüklük sıralamasına göre aşağıdaki gibi:

  • Viettel
  • Vinaphone
  • Mobifone
  • Vietnamobile

Alışveriş

Vietnam’da fiyatlar diğer Güneydoğu Asya ülkelerinden çok farklı değil. Özetle Türkiye’den bir tık daha ucuz diyebiliriz.

Ucuz olarak önerebileceğimiz şeyler, başta North Face markası olmak üzere taklit outdoor ürünleri. 50-60 liraya taklidine olukça yakın montlar alabiliyorsunuz. Hatta Sapa’da soğuyan hava dolayısı ile biz de bu montlardan birini aldık ve gayet memnun kaldık. Sebebini bilmiyoruz ama Vietnam sanırım dünyada en fazla çakma North Face ürünü satılan ülke. Monttan çantaya her türlü taklit ürünü oldukça ucuz fiyatlara satıyorlar. Birkaç turistten bu markanın fabrikasının Vietnam’da olduğu, bu sebepten her yerde yan sanayi ürünler satıldığını duydum. Ama internetten araştırdığımda bunu doğrulayamadım. Sebebini bilen varsa, haber etsin.

Çift olarak genelde ucuz ve yerel dükkan ve pazarları tercih ettiğimizden alışveriş önerilerimizde bu yönde oluyor.

Alışveriş için favori yerimiz Ho Chi Minh City’deki dev kapalı pazar Benh Tanh Market oldu. Hanoi’de ise Old Quarter bölgesindeki dükkanları ve Sapa’da şehir meydanındaki yerel kadınların tezgahları önerebiliriz.

Çeşit çeşit ürünler var, ancak biz sıklıkla satın aldığımız şeylerin fiyatını yazalım en azından.

Standart tişört: 2-3$
Dizayn tişört: 4-8$
Askılı tişört/atlet: 1-2$
Pantolon: 5$-10$
Mont: 12$

Vietnam Gezi Rehberi” için 15 yorum

  • 25 Aralık 2017 tarihinde, saat 21:10
    Permalink

    Hayli emek ve zaman harcanarak yazılmış bir gezi rehberi olarak değerli buldum.Başarılar dilerim.

    Yanıtla
    • 27 Aralık 2017 tarihinde, saat 12:19
      Permalink

      Teşekkür ederiz 🙂

      Yanıtla
  • 8 Şubat 2018 tarihinde, saat 21:35
    Permalink

    Merhaba,
    Öncelikle oldukça kapsamlı Vietnam rehberiniz için ellerinize sağlık. Yazınızı okumadan, yabancı bloglardan gezi planımı hazırlıyordum ancak hep bir şeyler eksik kalıyordu. Bloğunuzu okuyunca gezi planım kafamda netleştirdim diyebilirim. Konakladığınız yerler ve tur fiyatları hakkında bilgi verebilmeniz mümkün mü? Özellikle Halong bay turu ile ilgili ortalama fiyatları verebilirseniz çok memnun olurum. Bu arada yeni yazılarınızı da merakla bekliyoruz
    Sevgiler&Saygılar

    Yanıtla
    • 8 Şubat 2018 tarihinde, saat 21:59
      Permalink

      Güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederiz Ali Bey. Biz de bu yolculuğu yapmadan önce fazla kaynak olmadığı için çok sayıda yabancı gezi blogunu incelemek zorunda kalmıştık. Vietnam ülkemizde fazla bilinen bir rota değil. O yüzden sizi en iyi anlayacak biziz 🙂 Faydamız dokunduysa ne mutlu bize. Vietnam
      içindeki turlar için ayrıca bir yazı hazırlayacağım, detayları anlatmak için.
      Ancak öncelikle belirttiğiniz iki konuyu hızlıca yanıtlayalım. Konaklama için geceliği 50-80 TL civarı orta kalitede otellerde kaldık. (2 kişilik oda fiyatı) Halong Bay turuna kişi başı 1.750.000 dong ödedik, yaklaşık 300 liraya denk geliyor. (2 gün 1 gece, 3 yıldızlı cruise da konaklamalı) Kazıklanamadan tur alabilmek için 1 tam gün harcamıştık neredeyse 🙂 Umarım faydası olur.

      Yanıtla
  • 19 Şubat 2018 tarihinde, saat 00:40
    Permalink

    Kesinlikle faydası oldu. Teşekkür ederim 🙂

    Yanıtla
  • 28 Mayıs 2018 tarihinde, saat 17:58
    Permalink

    Emeğinize sağlık.Çok bilgilendirici bir yazı olmuş.Tayland’a gitmek istiyorum ve oradan Siem Reap ve Hanoi’yide göreyim istiyordum.Uçak fiyatları bu son döviz artışıylada çok yükseldi.Hanoi’ye gitmişken Northface ürünlerinden alıp maliyetimi azaltırım diyordum ama aralık ayı fiyatları için bu çok geçerli olmayacak gibi.Şimdi seçim yapmam gerekiyor.Tayland’dan Siem Reap’e mi geçeyim Hanoi’ye mi?

    Yanıtla
    • 30 Mayıs 2018 tarihinde, saat 19:34
      Permalink

      Güzel yorumlarınız için teşekkür ederiz 🙂 Cevabı epey zor bir soru sormuşsunuz, karar vermek epey zor. Eğer yeşil pasaportunuz yok ise Siem Reap’i tercih etmek daha mantıklı olabilir, çünkü Vietnam vizesi almak epey zor. Konsolosluğa başvurup, davetiye bulmanız gerekiyor. Öteki türlü bir acenteye 100-200 dolar para ödemeniz gerekiyor. Vize sorunu yok ise tarih merakınız var ise Siem Reap, doğa merakınız var ise Hanoi. Siem Reap’de dünyanın en büyük dini kompleksi Angkor Wat var. Hanoi’de doğa yok tabi, ancak oradan efsane Halong Körfezi’ne giden bir tura katılabilirsiniz. Angkor Wat’ı görmek benim hayalim olduğu için Siem Reap’i seçerim. Ancak otantik bir yaşam bu şehirde yok. Tamamen turist üzerine kurulan bir şehir. Hanoi’de ise Vietnamlılar’ın gerçek yaşamlarına tanıklık edebiliyorsunuz. Karar size kalmış 😉

      Yanıtla
  • 3 Haziran 2018 tarihinde, saat 13:06
    Permalink

    Merhabalar, öncelikle emeğinize – yüreğinize sağlık. Harika bir kaynak yaratmışsınız ve çok işimize yaradı. Çok teşekkür ederiz. Erkek arkadaşımla birlikte vietnamdan yeni döndük ve yazınızdan fazlasıyla faydalanmış olduk. Vietnam’ı çok ama çoook beğendik. Bir kaç olumsuzluk yaşamadık değil ama heryerde olabilecek türden şeyler, büyük şehirlerde kapkaççılara dikkat edilmesi gerektiğinin altını çiziyorum. Bir de size tavsiyem vizenizi gitmeden halledin bir şekilde.. Biz tayland veya kamboçyadan alırız nasıl olsa diye fazla üzerine düşmemiştik fakat konsolosluktan reddi alınca aklımız başımıza geldi. Neyse ki sizin de bahsettiğiniz gibi davetiye bulduk, güvenilir bir türk firmasından temin ettik. dijital ortamda ilettiler çıktısını aldık, kapıda da 2 adet biyometrik fotoğraf teslim ettik bu belgeyle birlikte vizemizi yapıştırdılar ülkeye giriş yaptık. belki bizim durumumuzda olan vardır diyerekten iletişim bilgilerini paylaşmak istiyorum izninizle, vietnamavize@gmail.com veya whatsapp : 0541 210 20 20 üzerinden ulaşabilirsiniz. son anda bu davetiye fazlasıyla işimizi gördü.isterseniz direk burdaki konsolosluğa başvurun başka yerden temin edin ama işinizi kamboçya veya taylanda bırakmayın. bir tecrübe olarak not düşmüş olayım. saygılar.

    Yanıtla
    • 9 Temmuz 2018 tarihinde, saat 19:19
      Permalink

      Güzel yorumlarınız için çok teşekkürler. Yazımızın Vietnam gezinizde işe yaradığına çok sevindik. 🙂 Vize konusunda paylaştığınız ek bilgiler için ayrıca teşekkür ederiz. Bol seyahatli günler 🙂

      Yanıtla
  • 25 Temmuz 2018 tarihinde, saat 14:54
    Permalink

    Merhaba,

    Bizde bu bayramda Hanoi, HoChiMinh ve Halong Bay`e gidicez. Sapaya da gitsek mi diye dusunurken blogunuzu buldum. Cok keyifli gozukuyor. Sapaya otobusle mi gitmistiniz acaba? Birde Vietnamda Sitma tehlikesi var diyorlar kirsalda gitmeden asi oldunuz mu ya da Sapa da bu konuyla alakali bisi duydunuz mu ?

    Yanıtla
    • 15 Kasım 2018 tarihinde, saat 21:13
      Permalink

      Yorumunuzu ancak görebildik. Öncelikle gecikmeli cevabımız için kusura bakmayın. Geziniz artık tamamlanmıştır diye tahmin ediyoruz. Umarım keyifli geçmiştir. Sapa’ya otobüsle gitmiştik. Sıtma tehlikesi bildiğim kadarıyla yok. Biz sıtma için bir önlem almadık. 2 ay motosikletle kırsalını gezen arkadaşlarımız var, onlar da bir sıkıntı yaşamadı. Sevgiler.

      Yanıtla
    • 15 Kasım 2018 tarihinde, saat 21:10
      Permalink

      Biz teşekkür ederiz güzel yorumunuz için. Sevgiler.

      Yanıtla
  • 4 Kasım 2018 tarihinde, saat 21:55
    Permalink

    Öğretmen olduğun icin 15 tatilde gitmeyi planliyordum. Sizce nasil bir destinasyon uygulamaliyim? Aslina bakarsaniz alisverisde planlarim arasinda izledigim birkac videoda urunlerin orjinallerinin hali hazirda Vietnamda yapildigi soylenirken sizde cakma yazinca ikilemde kaldim. Outdoor spor yapan birisi olarak tüm alisverisimi oraya erteledigimi soylemek zorundayim.

    Yanıtla
    • 15 Kasım 2018 tarihinde, saat 21:09
      Permalink

      1 hafta veya daha kısa süreniz var ise Hanoi, Halong Bay ve Sapa’yı görmenizi tavsiye ederim. Süreniz daha uzun ise Ho Chi Minh City’yi de görmenizi tavsiye ederim. Bu iki bölgenin tam ortasında Hoi An adlı çok meşhur bir tarihi şehir var. Vaktimiz yetmedi, ancak her gören ısrarla tavsiye ediyor. Outdoor ürünlerin birçoğunun fabrikası Vietnam’da olduğu için hem orijinal hem de çakma ürünler satılıyor. Sadece sahte olarak düşünmeyin, yüzlerce mağaza var, mutlaka aradığınızı bulursunuz diye düşünüyorum. Çakma dememizin sebebi orijinal mağazasında en az 500 lira olan bir North Face montu, pazarlıkla 50 liraya alabilmeniz. Başka bir açıklama getiremedik. Ancak orijinalinden eksiğini de bulamadık. 1,5 sene önce aldığım o montumu hala giyiyorum sorunsuz. 🙂

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir