Takım elbise ve topuklu ayakkabıdan, Rasta saçlı Hippi kadına nasıl dönüştüm?

21 yıllık çalışma hayatımın son 15 yılında çeşitli şirketlerde satış yöneticiliği yaptım. Bunun yanında Profesyonel Koçum. Ayrıca TÜBİTAK Mentörüyüm. Satış ve İlişki Yönetimi eğitimleri vermek de severek yaptığım işlerimden biri. İstifa etmeden önce son çalıştığım sirkette de satış müdürüydüm.

Her gün yapılan makyaj, fönlenen saçlar, ne giysem diye dolabın önünde geçirilen anlamsız zamanlar, bildiğiniz plaza kadınıydım işte. 🙂

Sonra bir gün, yine koşuşturuyorum, o toplantı senin bu iş yemeği benim, şu proje yetişecek bu ihale kaçmaz, hedefler tutturulacak ama yine de kendi motivasyonunu da kendin sağlayacaksın derken, yetmezmiş gibi İstanbul’un anlatılamaz yaşanır hengamesi, kaosu, trafiği, yine de yetmeyen saatler. “Şu günleri 36 saat yapsalar ne güzel olurdu,” diye söylenmeler…

Yaş 40 olmuş farkına bile varmamışım, üniversite okurken bile çalışmışım ve buna benzer binlerce şey içinde kaybolmuşken gaipten bir ses, “Dur Nevin, napıyorsun? Yavaşla biraz,” dedi.😳

“Kimsin?” diye sorunca, “Ben senin iç sesinim,” dedi. “Yemin ederim ben yoruldum, sen bu koşuşturmacadan yorulmadın,” demez mi?

Bir sarsıldım tabii! İnsan kendine acımıyor ya…

Öyle eziyet ediyoruz ki kendimize, başkası bize böyle eziyet etse, kimbilir ona neler yapardık ama kendimize yapmaktan çekinmiyoruz bile.

Sonra sorgulamaya başladım: “Ben şu an ne yapıyorum, aslında ne istiyorum?” Sonra cevaplar gelmeye başladı, “Artık her sabah kalkıp makyaj yapmak istemiyorum, aynı kıyafeti yıkayıp yıkayıp aylarca, yırtılana kadar giymek istiyorum. Saçım başım dağılmış halde ortalıkta umursamadan dolaşmak istiyorum. Alışverişe harcadığım parayı, yeni yerler görmeye ayırmak istiyorum, her gün yeni bir yerde uyanmak istiyorum.

Ko Phangan, Tayland

“Önce bu düşüncelerimi yakın arkadaşlarımla paylaştım. Bazıları çok destekledi, bazıları da, “Ama kariyerin ne olacak, ya dönünce iş bulamazsan, etraf kurtlar sofrası, bütün köşeler tutulur sen gelene kadar,” diyenler oldu vb. daha birçok söylem. Hepsi benim iyiliğim içindi evet ama “Ya hayatı kaçırıyorsam?” diye o gaipten gelen ses hortluyordu zaman zaman.

Sonunda benimle aynı deli fikirlere sahip erkek arkadaşım Çağdaş (artık eşim) “Gel birlikte yapalım!” deyince karar süreci hızlandı tabii.

Hikaye çok uzun, detayları geçiyorum. Biz kararı verdik ve hazırlık süreci başladı.

Bir yıllık bir süre belirledik kendimize. Biraz para biriktirdik, evlendik, istifa ettik ve attık kendimizi yollara.

7 aydır dünyayı geziyoruz. 11 ülke 56 sehir gördük. Çeşitli çılgınlıklar yaptık, çok insanla tanıştık, dünyanın her yerinden bir dolu dostumuz oldu. Bu çılgınlığa saçlarımı da eklemeyi utmadım tabii. Yolda tanıştığım bir gezgin (sonra arkadaş olduk) saçlarını Afrika örgüsü yaptırmıştı, bana da tavsiye edince Tayland’da saçlarımı bir cesaret gidip Afrika örgüsü yaptırdım. Saçının rengini bile değiştirmeyen Nevin için epey radikal bir karar oldu. Saçlarımı yaptırdıktan üç ay sonra Hindistan’a gittik, orda da bir cesaret saçlar Rasta oldu. Değişimi görenler inanamiyor tabii. Ben de bu olaya bayıldım, :)) Acaba bundan sonra bir de kazıtsam mı diye sayıklıyorum. Benden belli olmaz, her an yapabilirim. :))

Neden şu zamana kadar her istediğimi yapma özgürlüğüm varken yapmıyor muşum, neden kendimi mutlu olmaktan alıkoyuyor muşum? Bu soruların birsürü cevabı var tabii ama artık benim için bu cevapların pek bir anlamı yok. :))

Bazen soruyorlar, “Sürekli yolda olmak zor degil mi, mutlu musunuz?” diye.

Biz de bu soruyu kendimize sorduk, şöyle bir sonuca ulaştık: bu seyahat süresini baz alarak bir istatistiksel hesaplama yapsak, mutluluk endeksimiz tüm bu zamana kadar geçirdiğimiz ömrün tamamından daha fazla. Şimdi Avustralya’dayız. Umarım sağlığımız elverdiği müddetçe gezmeye devam ederiz. Daha dünya da gezilecek çok yer, yaşanacak çok anı var.

Borobodur, Endonezya

İste plaza kadınının takım elbise ve topuklu ayakkabılardan, Hippiliğe terfi edişinin kısa hikayesi. Azıcık ilham verebildiysem ne mutlu bana. ❤

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir